gece
Kayan zincirler gibi bir kız kayıp gidiyor gözlerimin önünden. Kuzey denizlerinin tuzlu kıyılarına varıyor elleri. Bağlayıverecek sanki kıvrak elleri , görünmez bir kurdelayla gündüzü kıyıya. Gecenin ağır ritmi vururken usul usul gözlere , tüm yaşanmışlıklara yada yaşanmamışlara inat direnen suskun yürekleri saklayan uzak şehirleri dinlendirmek için siyahın hüznünde. Gece sakin, dingin bir suç ortağı gibi yanımda delice bir şey yapmamı engellemek isteyen şefkatli bir el gibi sıkıyor ruhumu. Biliyor tüm anıların kendinde demlendiğini ve tüm gün susturulan yüreklerin gün gidince dellendiğini. Kendine bile anlatmamaya yemin ettiğin herşeyin bir bir gece dillendiğini.Hiç doğmamış, adı konmamış bir bebek ağlıyor içimde. Avutulmayı bekliyor uzak iki şehrin kucağında. Birbirine ulaşmayı her denediklerinde önlerine binbir engel serilen aşık iki şehrin.
