doğum günü
Eylülde bitiyor sevgili doğum günüme sadece 2 gün kaldı. Sensiz bir doğum günü daha geçecek, sensiz geçen yıllarıma bir yıl daha eklenecek. Yolun ortasına geldiğimi varsaymazsak çok da önemi yok benim için bu günün. Yüzümde hüzün olmasın diye daha az düşüneceğim seni o gün sadece o kadar. İnsanlar yaşlandığımı düşündüğüm için hüzünlendiğimi düşünsünler istemiyorum. (Demek ki hala insanların ne düşündüğünü umursuyorum. Bu kötü.) Aklıma beraber geçirdiğimiz doğum günüm geliyor onca sınavın ağırlığı altında ezilirken ne güzel kaçmıştık bir geceliğine de olsa. Mahvelde başlayan gün tabipler odasında devam etmişti. Doğum günü çocuğu bendim tüm gözler benim üzerimdeydi oysa benim istediğim tek şey seninle birkaç dakika başbaşa kalabilmekti. Gecenin ilerleyen saatlerinde zorda olsa başardım (ki neredeyse ümidimi kesiyordum.) Sarhoştum deli gibi başım dönüyordu tahta parmaklılıklardan düşmemem içim kolumu tutuyordun. Bana söylediğin herşeyi bugün gibi hatırlıyorum. Ertesi güne unutacağımı düşündüğün için söylediğini de hatırlıyorum. Küçüktüm ,kuşlardan bile küçüktüm ama bu aşkın elimden tutmaması için bir neden değildi. Yıldızlı bir geceydi, gökyüzünde kocaman bir dolunay vardı nehrin sesine sevdiğin türkülerin sesi karışıyordu, gözlerini hatırlıyorum ;gözlerimin ta içine bakan gözlerini kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu ve kokun içtiklerimden çok daha fazla sarhoş etmişti beni. o zaman ki nedenlerin hepsi birer küçük damlaya dönüştü (oysa ne çok büyütmüşsün gözünde) önünde durulmayacak koca bir nehire çağlayacak sanıyorduk. Ne çok şeyi göğüslemeye çalışmışız ne çok şeye, her şey eninde sonunda olacağına varıyormuş oysa bilemedik. Küçüktüm, küçüktün.oysa sorunlarımız büyüktüler. Biz büyüdükçe onlar küçülecekti bilemedik.Kimse bize söylemedi. Birbirimizi kaybedersek hayatın bu kadar zor olacağını kimse bize söylemedi yüreklerimiz bile.
