Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Gizli Bahçe

Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Nisan Yağmuru

kapalıçarşı dudakların,kalabalık ve renkli

susma.Dilimde kurur kelimeler

biliyorum,olmayacak bir şey sana dirilmem

çocuk aklıma uyup ta yürüdüm meydanlarında

kapını çalıp kaçmaktı niyetim

bir satır başında birden karşına çıkmaktı

ve düşürmek kolunun altındaki cümleleri

olmadı.Ezberimde kaldın karıştırırken gülüşlerini

yoldan çıktım,sana düşüyorum

kurtarma beni.

                                   Pelin  Onay

geceyi sana yazdım

Dilime bu türkü

 

DSCN4021 Dilime bu türkü

Yüreğime bu sevda düştü düşeli yollardayım.

Gönlüme çoktan cemre düşürdüm.

Seni sevmek için baharı beklemeyeceğim.

                                                          Tayfun Talipoğlu

BEKLEYİŞ

Kaç gün oldu ölümle yaşam arasındaki ince çizgiden döneli? Eteklerim savrulurken yamaçlardan, ruhu aşka konuk,yüzü rüzgara dönük martıya dönüşeli kaç gün oldu? Geceler güne dönüyor ,günler geceye; ben nasıl kaçırıyorum aradaki zamanı? Oysa seyrediyorum gecenin damların üzerine usul usul çöküşünü, evlerin ışıklarının yanışını, günün geceye vedasını izliyorum ve yeniden kavuşmasını kırmızılar içinde.Gözlerim küs uykulara ,elvedalı düşlerime küs. Sırtım dönük tüm mavilere. Sığmıyorum yatağıma, odalara ,şehre sığmıyorum.  Yüreğim adanmış bir kurban gibi rahibini bekliyor sunakta.Göğsümde çengeller,sırtımda binlerce yıllık ölümcül günahlarımın affı için kendime vurduğum kırbaçların acısı.Gözlerim yaş,  avuçlarım kan içinde.

23 temmuz sabahı

DSCN4108

KULAĞIMDAN ÖPTÜĞÜNDE SEN

Kulağımdan öptüğünde sen

çıkmaz bütün sokakları yeniden severdim;

yeniden severdim o eksik tutkuları,

kaybetmiş uğultuları;

yeniden severdim içinden eylül geçen

ve kimseye yaranamayan mevsimleri.......

Zaman sevgimizdi ve peşinden sürüklerdi hayatımızı,

yoksul,karanlık ve çarpık....

Öylesine rakiptik ki bu hayata, 

o heyecen dolu buluşmalarımızda

mahvedecek ne çok şeyimiz varmış, diye düşünürdük......

Öylesine umutsuzca seviyorduk ki birbirimizi,

o kötü tanrı bile

acıyla gülümserdi bize....

Acıyla gülümserdi

ziyan olan aşkımıza

Kulağımdan öptüğünde sen

dünya kendisini seyrederdi bizde....

Kötülüğü oynayan tanrı kendisini seyrederdi;

o ziyan olan hayatımız bizi seyrederdi....

ÖYKÜLERDE SAKLANARAK YAŞAMAK

Bitmiyor bu hayat

ve sonu gelmiyor bu sonsuzluk acısının,

sonu gelmiyor insan acısının.......

Yoksa ben ister miydim

Öykülerde saklanarak yaşamak......

Sonsuzluğu

senin o kısacık ömrüne çevirmek istemez miydim?

Öyküler denizinin en dibinde

saklanmak ister miydim...

Ama ne zaman soluk almak için çıksam,

bitmiyor,bitmiyor bu hayat...

Yoksa bu karanlık sonsuzluğu

senin o kısacık ömrünle değiştirmek

istemez miydim....

                                        Cezmi Ersöz

ellerim de rüzgar kokusu var.

sandal Bir saat altmış dakikadır değil mi? Bize öğretilen bu. Oysa ben biliyorum bir saatin her zaman altmış dakika etmediğini. Çoğu kez ayağına kocaman bir taş bağlanmış gibi ağır aksak ilerleyen saniyeler bana ihanet ettiler.Gözüm kadrana her takıldığında sanki daha bir hızlı dökülüyordu kum bekleyiş kavanozuna.Oysa biliyorlardı yüzyıllardır bu düşe uyandığımı. Çıkarttım karanlık geceliğimi bir kaç saatliğine güzel bir kızdan çaldığım yakamozdan elbisemi giydim.Saçlarımı tarayıp denizyıldızı taktım. Deniz kokusu sürdüm ellerime.Rüzgara uzattım ellerimi ,deli bir poyraza.Bildiğimi sandığım herşeyin sanrılardan oluştuğunu gördüm. İndirip gökyüzüne kadar uzanan kalkanlarımı, minik bir serçe gibi sığındım saçağıma. İçime kadar işledi güvenin huzuru.Ağaçlar arkasına saklanmış kimsesiz bir göl kıyısına bir iç çekiş gömdüm. Üç deniz kabuğu koydum üzerine yerini kaybetmeyeyim diye.Her an'ı anı'ya çevirmek için binlerce fotoğraf çekip yaşam evimin tavanarasındaki en gizli sandığa koydum. Bitince zaman ,dolunca kum saati düşlerin, uyanırken bıçak sırtı gerçeğe, bir içimin sancısını aldım yanıma birde ellerimdeki rüzgar kokusunu.....

GAYBANA GECELER

SAHİPSİZ KELİMELER

Sen bilmesen de

Ben bilmesem de

Serçe dolu bir çınar ağacı gibi cıvıldıyor

Kafamın içi

Bazen bir ürkek sessizlik

..........

Sonra dolanıyorsun

Dallarmda, yapraklarımda

Aklımdasın....

..........

Ben bilmesem,sen anlamasan da

Bir çınar gölgesine adın düşüveriyor

........

Aklım

Nerdesin?

                                       Y.Y