Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Gizli Bahçe

Kasım 2007 tarihli yazilar Kasım 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Tutuldu deliliğim........Lades

.........Bir şiirin içine sığındım ayrılıklar dinince haber verin.

Sarı sayfalarda adresi yok hüznümün

çobanların kavalından süzüldüm ve geçtim

tenime değmeden utandı yanık ezgiler

ah dilim...............ben sana ''seviyorum'' deme demiştim

yüksek sesli konuşmalar geceyi uyandırdığından beri uykusuzum

çelişkiler aşk'ın yolunu kesmiş

sen bana bakma ey saki...Demindeyin vedaların ve huysuzum.

seni, diline biber süremediğim yalancı anıların yanına koydum süt düşüm

kurallara uy konuşma

seslensende arkama dönüp bakmayacağım.

......hoyrat olma sevda,dokun ama hırpalama....kadınlığımdan utanmadım, midesiz yalanlardan utandığım kadar.......tutkunun kalbine kim sapladıysa bıçağ ıçeksin hemen, intikamım acı olur sonra , tat alamazsınız.......

rüzgar....! okşarken acıtıyorsun özlemleri

dilinde anlamını bilmediğim kelimeler var

öpüşlerinden akan kan efsunlu

kanım kaynıyor ateşimin altını kısın...

dibi delinince aldanışların,

 küçük bir çocuk gibi inandığım sözler kıyıya vurdu,

gidip bakmadım,

gömdüm ihanetleri../....başında kimse ağlamasın.

dünde bıraktım saflığımı, acı(ya)madım.

......seviştikten sonra bile aynı bakabiliyorsa sevgilinin gözleri ruhuyla sevişmiş demektir.

aldanmak....her sevdanın dayandığı ibre

ki hiç bir zaman sevişmedik aslında

sadece bedenlerimize ninni söylettik gözlerimizi kapatmadan önce

temizledik akıttığımız ağdalı çoşkuları

sonrası uyanış. Gözler aynı bakmıyor sabahları

ey kıvrımlarının debisi çağlayan acuze

Kan(a)ma bu sefil tapınmalara

bedenimde uyu

gözlerimde uyan

içindeyim. Dışında olamayacak kadar.

......çığlık atan kavuşmaların dili tutuldu....herşey bir anda değişebiliyor, saç telinin rengi bile,.....koynundayım dalgaların,göğsümü gıdıklıyor sarnıçlarımdaki serseri çocukluğum. Gözyaşlarımı çekinmeden içti la minör haylazlıklar......açıldı göz kapaklarım....görüyorum.

tahrik oldu hırsım

soyunuyorum kalpazan bakışlardan.

Deli yanımı tuttun ey hayat....Lades......

                                               Pelin  Onay

İkimiz uzun uzun

ünbatımı 032 

gölde zambaktı yalnızlığımız

katran renkli saçlara

şarkı çiçekleri takar

üşümüş sular örterdik gözlerimize

hiç ağlamazdık.....

Ihlamur kokardı gecelerimiz

mahlası unutulmuş şiir susardık

tenlerimiz uzardı

yaması sökük aynalar batardı ellerimize

hiç ağlamazdık......

Rıhtıma demirledik herkesin yokluğunu

henüz doğmamış şeyler bilirdik ( içimizden)

pencere gözlü bir çocuğa uyku bölerdik

gidilmemiş bir gün doğardı

çocuk bize bakardı

ikimiz uzun uzun ağlardık.

                                                       Bürran Saka

Kaç cemre düşmeli yüreğime?

Kaç cemre düşmeli yüreğime

ısınmak için yeniden.

Unutmak için yeşil nazarlarını,

kaç bahar geçmeli,

hasretinin üstünden......

Kaç ceylan su içmeli,

sevda sebillerinden,

Kaç güvercin uçmalı

vuslat semalarında.

Kaç yağmur ıslatmalı tenimi,

arınmak için özleminden......

Kaç menekşe açmalı saksılarımda,

boyun bükmeden,

Kaç ilkyaz yaşamalı gönlüm,

üşümeden.....

Ve

kaç sene?

kaç ay ?

kaç gün ?

kaç saat?

geçmeli

akan kanı dindirmek için

yaralarımın üstünden?

                                             Seynur İnal

gece

Kayan zincirler gibi bir kız kayıp gidiyor gözlerimin önünden. Kuzey denizlerinin tuzlu kıyılarına varıyor elleri. Bağlayıverecek sanki kıvrak elleri , görünmez bir kurdelayla gündüzü kıyıya. Gecenin ağır ritmi vururken usul usul gözlere , tüm yaşanmışlıklara yada yaşanmamışlara inat direnen suskun yürekleri saklayan uzak şehirleri dinlendirmek için siyahın hüznünde. Gece sakin, dingin bir suç ortağı gibi yanımda delice bir şey yapmamı engellemek isteyen şefkatli bir el gibi sıkıyor ruhumu. Biliyor tüm anıların kendinde demlendiğini ve tüm gün susturulan yüreklerin gün gidince dellendiğini. Kendine bile anlatmamaya yemin ettiğin herşeyin bir bir gece dillendiğini.Hiç doğmamış, adı konmamış bir bebek ağlıyor içimde. Avutulmayı bekliyor uzak iki şehrin kucağında. Birbirine ulaşmayı her denediklerinde önlerine binbir engel serilen aşık iki şehrin.

Tükeneceğiz


Sezen AKSU - Tükeneceğiz

SEVGİLİNİN YIKANMAMIŞ GÜNCELERİ

sesin

şurada bir kayıktan bana yansıyan şarkı

sanki soğuk bir düş denizinden dönmüş gözlerle gelip

tam boğazıma tutunup demirleyen

yalpa yalpa sözlerle....

çıkmalı hemen buradan

kurtulmalı hemen şimdi

bu kudretli ayrılık zaferinin işkencesinden

dalıp sonra kendi içindeki okyanusun gökyüzüne

çiçekli elbisesini çıkarıp dünün

düşü kelepçeli bir bahçede soyunup

yakmalı sonra aşkın çırılçıplak bedenlerini

aşk akıla sığmaz bilirdim

ama bu ne akla ziyan sevmedir ki tanrım

dün boynumdan kan koklayan sevgilinin

şimdi çarmıha gerili bütün sevişmeleri........

                                     Bürran saka

NEREYE KADAR?

Kimi zaman çocuk

kimi zaman kadın oldum karşında

gel dedim

gelemezdin.

gözyaşlarının aktığı nehirlerde ben de yüzdüm

bilirim bu yüzden korkularını

ama nereye kadar.......?

susmak kabullenmek oldu akşamlarda

konuşsam anlatacaktım

konuşsam anlamayacaktın.

beni yorma

sabır çiçekleri solmak üzere

beklemeninde bir zamanı

zaman dolarsa oyun biter

seyirciler oturmaz karanlık ve boş koltuklarda

yönetmen sahneyi terkeder

oyuncular dağılır

perde iner.

acıların geçtiği sokaktan ben de geçtim

bilirim bu yüzden hüznünü

ama nereye kadar...?

haydi

bir iyilik yap kendine

perdeyi aç

hayatını oyna

kısa bir zaman bende geçerim belki konuşmalarında

ellerim güneşe doyamadığından gururlu

sözcüklerini uzat bana

kapım belki açık

telefonum belki çalar

zamanlı zamansız düşündürme beni

ya gel adam gibi konuş benimle

yada git yalnızlığımı kazanayım

sevginin sömürüldüğü duvarlarda ben de hapsoldum

bilirim bu yüzden kaçışlarını

söyle!

nereye kadar...?

                                   Pelin Onay

tanık

Gece sabaha gebe

sancılar içinde tanyeri

gözlerim korkak bir tanık

yarı uykulu, huzursuz

telaş içinde düşlerim

uzak ufukların sıkıntısında

nefes alma çabasında ruhum

hadi artık

bekleyişin zamanı çoktan doldu

gün doğsun artık ellerime

ses duyulsun

yaşama dair

bir umut bağırıyor yüreğimde.

aşk

Bir yerlerde birileri hiç farketmeden yaşıyor aşkı. Yaşadığının aşk olduğunu bile anlamadan acemice, elindekinin kıymetini bilmeden hoyratça. Ne yazık ,bu kadar narin ve kıymetli bir şeyin elinden kayıp gittiğini farketmeyen, kendi yarattığı binbir gereksiz engelle ruhunu bu doyumsuz renklerle boyamaktan vazgeçenlere. Ne yazık aşkın verdiği cesaretle yeni dünyalar fethetmek varken, bu en muhteşem mucizeye sırtını dönenlere. Ey insanlar bilin ki aşk ölümsüzdür. İnsanlar gider, aşk gider, insanlar ölür ama aşk ölmez. Ve bilin ki aşk gidince insan ölüyor; nefes alıyor, yiyip içiyor, yürüyor ama ölüyor.