kırmızı yeşil
Kıyısına tuz ileten rüzgarı
balıkların yüzdüğünü duyarım.
Dinlerim yosunların konuştuğunu
midyelerin ağladığını.
Aşkın bir kanadı vardır kırmızı
delinir
kan akar.
Bir kanadı var
zehir yeşili.........
Sait Faik Abasıyanık
Kıyısına tuz ileten rüzgarı
balıkların yüzdüğünü duyarım.
Dinlerim yosunların konuştuğunu
midyelerin ağladığını.
Aşkın bir kanadı vardır kırmızı
delinir
kan akar.
Bir kanadı var
zehir yeşili.........
Sait Faik Abasıyanık
Yüreğinde bir dal yeşerttiysen eğer
Kızamazsın şimdi kuşlar konuyor diye
Cemre düştü
Mevsim bahara döndü
Rengim bahara
Hüzün yakışmıyor baharın rengine
sessizlik yakışmıyor.
Sessizlik başbaşayken güzel
Kelimelerin bittiği yerde.
Denizin ayakları ulaşırken kapıma
Fırtına olmuş beyaz sözlerin
Başka ağızların konuştuklarında
Geçmiş şimdi karşı kıyılar.......
Amansız olmalıydım yapamadım
Gençliğin yanılmazlığı ya da bir şafağın kararlılığı
Kadar kesin.....
Hiçbiri olmadı....
Aşkın aslanı ayrılık payı
Dokunmanın doldurulmaz yeri
Sızlıyor şimdi aramızdaki boşlukta
Sen yoksun. ben yokum
Koca bir geçmiş şimdi tek başına
Alçak sesle konuşmakta......
Murathan Mungan
susuyorum
kuruttuğum tüm kelimeleri
bıraktım avuçlarımdan rüzgara
sildim her satırını yaşadıklarımın
unutarak söylediğim tüm cümleleri
vazgeçtim beklediğim tüm cevaplardan
susuyorum..........
Adımın her hecesi
aşka çağıran bir davettir dilinde
her seslendiğinde şenlikler kurulur ülkemde
kızıl güllere keser bahçem mevsimsiz
ateş düşer
havaya
suya
yüreğime apansız
Adının her hecesi
aşkla yanyana gezer topraklarımda
ve cesarete yoldaştır aşkım
sesimin sesine yetmediği dağlarda
arkadaş olur
soluksuz zamanlarda sığınak
saklanmak için yüreğini seçen
davetsiz martıya.
aşkın adı
kabul etmek olmalı
kanatlı acılarla uykusuz geceleri
hasretin ölümcül sislerini
ağrılı bir yüreğin
ağlamaklı kuşkuları arasında
ışıklı bir sabırla durarak
sonra küçük bir sevinçte
beklemeyi unutarak
aşkın adı
kabul etmek olmalı
Güler Kazmacı