Adak
Gözlerimi kan çiçeklerine adadım
Su perilerine arka çıkaraktan
Cevap bekleyen soruların
Belkilerin arkasına sığınıp
yüreğimin en tenha köşesinden çıkartıyorum
Bana yeminler ettirecek ne varsa.
Gündüzü geceye
Geceyi gündüze ekleten.
KÜL VAKTİ
Tut elimden beni
Kaldır göçelim adalara bu gece
Yağım tükendi, kandilim söndü
Yana yana bu gece.
Canımı alsın dar sokaklar, vakitsiz uykular
Uyanırım eli annemin gönlümü okşar.
Düştüm eyvah dalgalara yar.
Ay dokundu geçti bana yar
Çıkar beni kollarında yar
Kurut sakız ağacında yar
Yüreğim yanar.
Nar ağacında bir kucak zakkum,
Hangi yazdan kalma
Canımı al benim, al ışığımı
Hüznüme dokunma
Denize bandım ekmeğimi sana getirdim yar
Suya karıştım şarkılarla gelmiyor bahar.
Kimse bilmiyor derdimi
Ateşe attım kendimi
Geçti zamanı ateşin aşkın
Şimdi kül vakti.
Bu deniz annemin evi
Çivit kokardı mendili
Sebebi yok ağlar dururdu
Her seher vakti.
Acemi düşler
'Benimle uyusan
sonra herşey düzeninde
çocuk olup geceden sabaha büyüsek.....'
Dudaklarımızda akşamdan kalma bir şarkıyla
''Ki aşkı anlatan en tutkulusundan''
Yeni düşlere uyansak.
İçinde kuşku olmayan
özlem barındırmayan umutlarımızı
''ve birbirimizden habersiz kurduğumuz hayallerimizi''
paylaşsak kahvaltıda
sıcak demli bir bardak çay yanında.
'Anlamını yitiriyor böyle zamanlarda keşkeler biliyorum
bir demet çiçek oluyor acemi ellerimde'
'Ki küçüktür ellerim bilirsin taşımak için '
ve dayanmaz ruhum yeni keşkelerin acısına
''ki iki yanı keskin kama gibi ''
saplı (saklı) hepsi bir bir yüreğimde.
sana dair (bana ait) kara güller.
AYRILIĞIN İLANI
Gidiyor musun diye sorma bana
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu sevdayı toprağa gömmeyi
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli....
Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana.
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla
Bir tek sözün bağlardı beni sana
Oysa sen hep susmanın koynunda
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku
Teslim alır bedenleride
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen şehrin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi....
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın.Ah bu sorular.....
Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edbilirdim seni?
Ben aşk dedikçe sen,dur dedin.
Ben seninleyim dedikçe
Sen hayır dedin
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişi seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki gitmelerin zamanı şimdi.
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklamak için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Biliyor musun birtanem?
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
Yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.
Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki kalamdın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde,
Kokladıkça; bizi nasıl bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
Mehmet Coşkundeniz
içimden geldiği gibi
Sen,
Ben istemeden
Hiçbir şey yapmıyorsun
Bir mektup yazıp
Atmıyorsun
Ya da
Gece yarısı çalsa telefonlarım
Seni daha çok severim
Biliyor musun
Sen,
Ben istemeden hiçbir şey yapmıyorsun
Benim yazdığım gibi yazmalı
Benim aradığım gibi aramalısın beni
Bir yanın hep eksik olmalı
O yanını benimle tamamlamalısın
Benim sevmekten anladığım bu
Sen,
Ben istemeden hiçbir şey yapmıyorsun
Dün gece kaç kez çaldı telefonların
Ya yoktun, ya uyuyordun
Farketmez anlıyor musun?
Sen,
Ben istemeden
Hiçbir şey
Yapmıyorsun.
