şiirler büyütüyorum ikimiz için
Hep uzaklara bakardı gözlerin
yanıbaşındaydı
oysa düşlerim
düşerken gözünden
gölgesine
tutunduğum
sözlerinin
buruk tadıydı
dudaklarımda kalan
öpüşünün
sıcaklığı
içimden göçeli çok zaman oldu.
özleminse koca bir dağ
içimde büyüyen
gülüşleri gölgeleyen
adını koyamadığım
mutlu bitmeyen bir masalın
hüznüdür yüzümdeki yansıma
ki şiirler büyütüyorum
ikliminde
ikimiz için
şimdilik....
Tutuldu deliliğim........Lades
.........Bir şiirin içine sığındım ayrılıklar dinince haber verin.
Sarı sayfalarda adresi yok hüznümün
çobanların kavalından süzüldüm ve geçtim
tenime değmeden utandı yanık ezgiler
ah dilim...............ben sana ''seviyorum'' deme demiştim
yüksek sesli konuşmalar geceyi uyandırdığından beri uykusuzum
çelişkiler aşk'ın yolunu kesmiş
sen bana bakma ey saki...Demindeyin vedaların ve huysuzum.
seni, diline biber süremediğim yalancı anıların yanına koydum süt düşüm
kurallara uy konuşma
seslensende arkama dönüp bakmayacağım.
......hoyrat olma sevda,dokun ama hırpalama....kadınlığımdan utanmadım, midesiz yalanlardan utandığım kadar.......tutkunun kalbine kim sapladıysa bıçağ ıçeksin hemen, intikamım acı olur sonra , tat alamazsınız.......
rüzgar....! okşarken acıtıyorsun özlemleri
dilinde anlamını bilmediğim kelimeler var
öpüşlerinden akan kan efsunlu
kanım kaynıyor ateşimin altını kısın...
dibi delinince aldanışların,
küçük bir çocuk gibi inandığım sözler kıyıya vurdu,
gidip bakmadım,
gömdüm ihanetleri../....başında kimse ağlamasın.
dünde bıraktım saflığımı, acı(ya)madım.
......seviştikten sonra bile aynı bakabiliyorsa sevgilinin gözleri ruhuyla sevişmiş demektir.
aldanmak....her sevdanın dayandığı ibre
ki hiç bir zaman sevişmedik aslında
sadece bedenlerimize ninni söylettik gözlerimizi kapatmadan önce
temizledik akıttığımız ağdalı çoşkuları
sonrası uyanış. Gözler aynı bakmıyor sabahları
ey kıvrımlarının debisi çağlayan acuze
Kan(a)ma bu sefil tapınmalara
bedenimde uyu
gözlerimde uyan
içindeyim. Dışında olamayacak kadar.
......çığlık atan kavuşmaların dili tutuldu....herşey bir anda değişebiliyor, saç telinin rengi bile,.....koynundayım dalgaların,göğsümü gıdıklıyor sarnıçlarımdaki serseri çocukluğum. Gözyaşlarımı çekinmeden içti la minör haylazlıklar......açıldı göz kapaklarım....görüyorum.
tahrik oldu hırsım
soyunuyorum kalpazan bakışlardan.
Deli yanımı tuttun ey hayat....Lades......
Pelin Onay
İkimiz uzun uzun
gölde zambaktı yalnızlığımız
katran renkli saçlara
şarkı çiçekleri takar
üşümüş sular örterdik gözlerimize
hiç ağlamazdık.....
Ihlamur kokardı gecelerimiz
mahlası unutulmuş şiir susardık
tenlerimiz uzardı
yaması sökük aynalar batardı ellerimize
hiç ağlamazdık......
Rıhtıma demirledik herkesin yokluğunu
henüz doğmamış şeyler bilirdik ( içimizden)
pencere gözlü bir çocuğa uyku bölerdik
gidilmemiş bir gün doğardı
çocuk bize bakardı
ikimiz uzun uzun ağlardık.
Bürran Saka
Kaç cemre düşmeli yüreğime?
Kaç cemre düşmeli yüreğime
ısınmak için yeniden.
Unutmak için yeşil nazarlarını,
kaç bahar geçmeli,
hasretinin üstünden......
Kaç ceylan su içmeli,
sevda sebillerinden,
Kaç güvercin uçmalı
vuslat semalarında.
Kaç yağmur ıslatmalı tenimi,
arınmak için özleminden......
Kaç menekşe açmalı saksılarımda,
boyun bükmeden,
Kaç ilkyaz yaşamalı gönlüm,
üşümeden.....
Ve
kaç sene?
kaç ay ?
kaç gün ?
kaç saat?
geçmeli
akan kanı dindirmek için
yaralarımın üstünden?
Seynur İnal
gece
Tükeneceğiz
Sezen AKSU - Tükeneceğiz
SEVGİLİNİN YIKANMAMIŞ GÜNCELERİ
sesin
şurada bir kayıktan bana yansıyan şarkı
sanki soğuk bir düş denizinden dönmüş gözlerle gelip
tam boğazıma tutunup demirleyen
yalpa yalpa sözlerle....
çıkmalı hemen buradan
kurtulmalı hemen şimdi
bu kudretli ayrılık zaferinin işkencesinden
dalıp sonra kendi içindeki okyanusun gökyüzüne
çiçekli elbisesini çıkarıp dünün
düşü kelepçeli bir bahçede soyunup
yakmalı sonra aşkın çırılçıplak bedenlerini
aşk akıla sığmaz bilirdim
ama bu ne akla ziyan sevmedir ki tanrım
dün boynumdan kan koklayan sevgilinin
şimdi çarmıha gerili bütün sevişmeleri........
Bürran saka
NEREYE KADAR?
Kimi zaman çocuk
kimi zaman kadın oldum karşında
gel dedim
gelemezdin.
gözyaşlarının aktığı nehirlerde ben de yüzdüm
bilirim bu yüzden korkularını
ama nereye kadar.......?
susmak kabullenmek oldu akşamlarda
konuşsam anlatacaktım
konuşsam anlamayacaktın.
beni yorma
sabır çiçekleri solmak üzere
beklemeninde bir zamanı
zaman dolarsa oyun biter
seyirciler oturmaz karanlık ve boş koltuklarda
yönetmen sahneyi terkeder
oyuncular dağılır
perde iner.
acıların geçtiği sokaktan ben de geçtim
bilirim bu yüzden hüznünü
ama nereye kadar...?
haydi
bir iyilik yap kendine
perdeyi aç
hayatını oyna
kısa bir zaman bende geçerim belki konuşmalarında
ellerim güneşe doyamadığından gururlu
sözcüklerini uzat bana
kapım belki açık
telefonum belki çalar
zamanlı zamansız düşündürme beni
ya gel adam gibi konuş benimle
yada git yalnızlığımı kazanayım
sevginin sömürüldüğü duvarlarda ben de hapsoldum
bilirim bu yüzden kaçışlarını
söyle!
nereye kadar...?
Pelin Onay

