Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Gizli Bahçe

Yazılar

tanık

Gece sabaha gebe

sancılar içinde tanyeri

gözlerim korkak bir tanık

yarı uykulu, huzursuz

telaş içinde düşlerim

uzak ufukların sıkıntısında

nefes alma çabasında ruhum

hadi artık

bekleyişin zamanı çoktan doldu

gün doğsun artık ellerime

ses duyulsun

yaşama dair

bir umut bağırıyor yüreğimde.

aşk

Bir yerlerde birileri hiç farketmeden yaşıyor aşkı. Yaşadığının aşk olduğunu bile anlamadan acemice, elindekinin kıymetini bilmeden hoyratça. Ne yazık ,bu kadar narin ve kıymetli bir şeyin elinden kayıp gittiğini farketmeyen, kendi yarattığı binbir gereksiz engelle ruhunu bu doyumsuz renklerle boyamaktan vazgeçenlere. Ne yazık aşkın verdiği cesaretle yeni dünyalar fethetmek varken, bu en muhteşem mucizeye sırtını dönenlere. Ey insanlar bilin ki aşk ölümsüzdür. İnsanlar gider, aşk gider, insanlar ölür ama aşk ölmez. Ve bilin ki aşk gidince insan ölüyor; nefes alıyor, yiyip içiyor, yürüyor ama ölüyor.

iki bıçak

İki bıçak seç kendine

Biri yaralamak için

Biri öldürmek

Pusu kur gözlerinin

Karanlık gölgesine

Biri sevmek için

Biri ihanet

İki yürek seç kendine

Biri yaşamak için

Biri gizlenmek

Bir korkak, bir kaçak, bir firar

Kaç kişisin sen sevdiğim çocuk

İçimdeki bıçak iki kere daha dönüyor

Olduğu yerde

Kalırsan sel basar yataklarımı

Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde

Kimi zamanlar olur sevgilim

İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme.

                                      Murathan Mungan

İKİ YEMİN

Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım

Yemin ettim.

Yüreğimdeki ve bedenimdeki

bütün yaralar adına

Yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda

Sana olanca aydınlığımla ve karanlığımla baktım.

aşktan yorgun düştü dinim

dağıldı kehribarım

gül be buğday yetiştiren

Ömrüm adına yemin ederim ki:

Ben seçmedim bu ölümü

Kaçmasan vurmayacaktım.

                                        Murathan Mungan

The bridges of madison county 2

neler oluyor bize?

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

SÖZÜN  BİTTİĞİ YERDEYİZ.....

35

doğum yardımı

tavukhv0

özledim

Küçük bir çocuk gibi dizlerinde

Defalarca öpülmeyi özledim.

Ve iç çekişlerini

Ellerin gezinirken saçlarımda.

Pembe pijamalarımı giydim.

Çayımız çoktan hazır.

Gel be adam !

Sana söz,

Sarı minderler sericem yine salona.

ELMA

 22

Canım uyumak dışında hiç bir şey yapmak istemiyor bu günlerde. Yorganımı kalkan yapıp öylece kalmak istiyorum ama düşünceler yorganın altından bile beynime sızmayı başarıyor. Zaten bir kez çıktımı düşünce oku beyin yayından dönüşü olmuyor ama hedef kendinse yine iş o zaman zor işte. Birde içimdeki çocukla başım belada bu günlerde hiç susmuyor dinlememeye çalışıyorum duymazdan geliyorum ama olmuyor. Yüreğimdeki en güzel ağacın arkasına saklanmış ortaya çıkmaya korkuyor ama varlığınıda hissettiriyor yaramaz. Onca yıl yok saymıştım onu en zayıf yanım diye kimsenin görmesine , duymasına izin vermemiştim. Ne zaman sesini duysam korkuyorum fırtınalı bir gecede tek başımaymışım gibi korkuyorum bir yandanda çoşkuyla doluyor içim; iki örüklü , kırmızı rugan ayakkabılı kıza dönüşüyorum. İniyor yaşama dair tüm kalkanlarım savunmasız kalıyorum. Ben büyüdükçe sende büyürsün sanmıştım ama yanılmışım çamurlu ellerin ,kirli yüzünle muzurca gülümsediğini hissediyorum. Aslında çok hoşuma gidiyor fısıldadıkların ama bunu sana itiraf edemem; çünkü büyüklerin dünyasında farklı herşey. Bir zamanlar gülerek ,neşeyle yaptığımız herşeye delilik gözüyle bakılıyor. Ama tuttu yine deliliğim söz veriyorum sana ilk yağmur yağdığında sahile ineceğiz seninle saçlarımız yağmurdan sırılsıklam olup yüzümüze yapışana kadar şarkı söyleyip dansedeceğiz ,ama şimdi sus ve  ben elma diyene kadar sakın çıkma yerinden.