Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Gizli Bahçe

7 tane "deniz" etiketli yazı bulundu "deniz" tagli diger ogeler resimler , videolar

öylesine dökülür cümleler kendiliğinden

Kocaman bir resim çiziyorum

ve sesinle boyuyorum

her sabah resmimdeki gökyüzünü

allara ,yeşillere 

and içiyor  gülüşlerim......

Tüm yaşanmışlıkları asıp bir askıya

soyunup tüm cümlelerden

yıkanıp aşkınla

arınıp tüm ihanetlerden,

öylece bırakmak geliyor

içimden kendimi

denize..................

sus payı

Sus payı bırakmamışım

Dikerken sevdamı yüreğime

o yüzden dar geliyor geceler

gündüze bu yüzden duacı gözlerim

deniz ne kadar sıkıştırılırsa iki göğün arasına

o kadar yerim var

adının hecelerinde.

telaşlı martıyım

iliklerimde rüzgarın (bir kez daha)

acelem mi neden?

Kanatlarımdan vurgunum

Sen bilirsin de herkes bilmez

Kanatlarından öldüğünü martıların.

kırmızı yeşil

Kıyısına tuz ileten rüzgarı

balıkların yüzdüğünü duyarım.

Dinlerim yosunların konuştuğunu

midyelerin ağladığını.

Aşkın bir kanadı vardır kırmızı

delinir

kan akar.

Bir kanadı var

zehir yeşili.........

                          Sait Faik Abasıyanık

gece

Kayan zincirler gibi bir kız kayıp gidiyor gözlerimin önünden. Kuzey denizlerinin tuzlu kıyılarına varıyor elleri. Bağlayıverecek sanki kıvrak elleri , görünmez bir kurdelayla gündüzü kıyıya. Gecenin ağır ritmi vururken usul usul gözlere , tüm yaşanmışlıklara yada yaşanmamışlara inat direnen suskun yürekleri saklayan uzak şehirleri dinlendirmek için siyahın hüznünde. Gece sakin, dingin bir suç ortağı gibi yanımda delice bir şey yapmamı engellemek isteyen şefkatli bir el gibi sıkıyor ruhumu. Biliyor tüm anıların kendinde demlendiğini ve tüm gün susturulan yüreklerin gün gidince dellendiğini. Kendine bile anlatmamaya yemin ettiğin herşeyin bir bir gece dillendiğini.Hiç doğmamış, adı konmamış bir bebek ağlıyor içimde. Avutulmayı bekliyor uzak iki şehrin kucağında. Birbirine ulaşmayı her denediklerinde önlerine binbir engel serilen aşık iki şehrin.

rüzgara

Denizim

sadece

rüzgar uçurur

kalbimin eteklerini

rüzgarım

unutmuşum

geldiğini

utandırma beni.

                                   

Aşk_ı lal

(..Suskunluk tehlikeli bir silahtır, lütfen sevilenlerin ulaşamayacağı yerde saklayın!..)

 

Ateşe koşan kelebekler gibi koştum sana

Tüm şehir gördü beni,

Bir tek sen görmedin.

 

Şiir kokan ellerimi tuttun

Bedenindeki arzuyla seviştin

Törpüledin korkularımı

Gözlerimin kahvesinden içtin

Hatırlıyor musun?

Sevdiğin o kadın bendim.

 

Rabih dinlemiyorum artık,

Heyecanlarını anımsatıyor

Ezginin Günlüğü,

Beni sevdiğin günleri

Düş sokağı,

Sevişmelerimizi

Benim için sen dinle,

Temizlensin kırgınlıklarımın acıyan gülüşleri.

 

Ah more! Ben minnacık giritli bir kadınım

Şimdi söyle bana,

Ben bu sevdayı hangi denize atayım..?

Kahretmesin.....!

Bütün denizler mavi

Gözlerine mi atayım.

 

Şairim, sevgilim!

Bu ayrılık yazdığın en muhteşem şiirin.

                          Pelin Onay

 

 

 

 

 

 

 

 

sahilde

sahil Bu gün yine sahildeydim.Kumsalda ayak izlerimi bırakarak iskeleye kadar yürüdüm.  İskelenin ayağına yıllar önce bağladığımız küçük dalga vardı ya hani ne zaman beni öpmeye kalksan iskeleye çarpıp ikimizide sırılsıklam eden,sonra  da hınzırca gülümseyip kaçan yaramaz dalga işte onu serbest bıraktım. Denize doğru nasılda koşuyordu. Ha bu arada söz verdi artık aşıkları ıslatmayacağına.Sonra çaldığımız yakamozları çıkarmaya karar verdim önce o büyük zeytin ağacını buldum sırtımı denize dönüp tam onaltı adım yürüdüm evet üzerine beyaz bir taş koymuştuk ama sarı saçlı minik bir kız sek sek oynamak için almış o yuvarlak beyaz taşı. Neyseki hatırladım yerlerini çıkarıp attım hepsini denize daha bir ışıklandı sanki sular.Sonra ağaca tırmanıp yıldızımızı parlattım ona bakıp beni anımsıyorsun hala değil mi? Oltamı attım denize yine hiç bir şey yakalayamadım sevişmek için çıkmamış balıklar dışarı bende sohbet ettim deniz yıldızıyla yeni gelmiş seyahatten pek bir keyifliydi.B ana kuzey buz denizlerini anlattı. Şarkı söyledik beraber rüzgar bile katıldı bize ;sahi sesim geldi mi oralara kadar? Aklıma geldi deniz kabuklarını saydım üç tanesi eksik çıktı. Kendi rızalarıyla mı gittiler kaçırıldılar mı bilen yok. Hiç gören olmamış....