Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Gizli Bahçe

12 tane "gece" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"gece" tagli diger ogeler resimler , videolar

seni özlemek

Seni özlemek,

uyanmaktır

en sancılı yerinde gecenin

susuz,kan revan içindeyken yüreğin

karabasanın en karasında

büyütmektir boğazında

koca bir düğümü.....

sus payı

Sus payı bırakmamışım

Dikerken sevdamı yüreğime

o yüzden dar geliyor geceler

gündüze bu yüzden duacı gözlerim

deniz ne kadar sıkıştırılırsa iki göğün arasına

o kadar yerim var

adının hecelerinde.

telaşlı martıyım

iliklerimde rüzgarın (bir kez daha)

acelem mi neden?

Kanatlarımdan vurgunum

Sen bilirsin de herkes bilmez

Kanatlarından öldüğünü martıların.

adın

aşkın adı

kabul etmek olmalı

kanatlı acılarla uykusuz geceleri

hasretin ölümcül sislerini

ağrılı bir yüreğin

ağlamaklı kuşkuları arasında

ışıklı bir sabırla durarak

sonra küçük bir sevinçte

beklemeyi unutarak

aşkın adı

kabul etmek olmalı

                                    Güler Kazmacı

Adak

Gözlerimi kan çiçeklerine adadım

Su perilerine arka çıkaraktan

Cevap bekleyen soruların

Belkilerin arkasına sığınıp

yüreğimin en tenha köşesinden çıkartıyorum

Bana yeminler ettirecek ne varsa.

Gündüzü geceye

Geceyi gündüze ekleten.

İkimiz uzun uzun

ünbatımı 032 

gölde zambaktı yalnızlığımız

katran renkli saçlara

şarkı çiçekleri takar

üşümüş sular örterdik gözlerimize

hiç ağlamazdık.....

Ihlamur kokardı gecelerimiz

mahlası unutulmuş şiir susardık

tenlerimiz uzardı

yaması sökük aynalar batardı ellerimize

hiç ağlamazdık......

Rıhtıma demirledik herkesin yokluğunu

henüz doğmamış şeyler bilirdik ( içimizden)

pencere gözlü bir çocuğa uyku bölerdik

gidilmemiş bir gün doğardı

çocuk bize bakardı

ikimiz uzun uzun ağlardık.

                                                       Bürran Saka

gece

Kayan zincirler gibi bir kız kayıp gidiyor gözlerimin önünden. Kuzey denizlerinin tuzlu kıyılarına varıyor elleri. Bağlayıverecek sanki kıvrak elleri , görünmez bir kurdelayla gündüzü kıyıya. Gecenin ağır ritmi vururken usul usul gözlere , tüm yaşanmışlıklara yada yaşanmamışlara inat direnen suskun yürekleri saklayan uzak şehirleri dinlendirmek için siyahın hüznünde. Gece sakin, dingin bir suç ortağı gibi yanımda delice bir şey yapmamı engellemek isteyen şefkatli bir el gibi sıkıyor ruhumu. Biliyor tüm anıların kendinde demlendiğini ve tüm gün susturulan yüreklerin gün gidince dellendiğini. Kendine bile anlatmamaya yemin ettiğin herşeyin bir bir gece dillendiğini.Hiç doğmamış, adı konmamış bir bebek ağlıyor içimde. Avutulmayı bekliyor uzak iki şehrin kucağında. Birbirine ulaşmayı her denediklerinde önlerine binbir engel serilen aşık iki şehrin.

tanık

Gece sabaha gebe

sancılar içinde tanyeri

gözlerim korkak bir tanık

yarı uykulu, huzursuz

telaş içinde düşlerim

uzak ufukların sıkıntısında

nefes alma çabasında ruhum

hadi artık

bekleyişin zamanı çoktan doldu

gün doğsun artık ellerime

ses duyulsun

yaşama dair

bir umut bağırıyor yüreğimde.

İSMİMİ UNUTMA

ismimi unuttuğum zamanlardı

kimbilir.....belki de sadece ismimi

kaç gece uykusuz kaldı düşlerim

yarı uyanık kaldı düşlerim

yarı uyanık sarıldım bende bıraktığın kelimelerine

kimbilir......bilebilir...?

hem de bir çok gece

beni anladığını sandığım bir sen vardın oysa

beni herkesten çok duyumsadığını sandığım

özgeleceğim vardı mesela,

özgeçmişim değil

nasıl da uzaklaşıyorum senden......utanarak

ama......tahmin edemeyeceğin kadar......sıkılarak

beni bağışla diyemem sana

diyemem yüreğimi ben yangınlara attım

sensin beni senden ayrı tutan

beni suskunluğunla......sen kaçışlara attın

kelimeleri araladığımda

gözlerimi alan her boşlukta ayrılık yatıyor

ayrılık çıkıyor karşıma......yazmak istediğim her satırda

bir zaman geliyor

unutmalıyım diyorum

unutmalıyım avucumda biriken gözyaşlarını

uzaklar hep uzak kalıyor sevdaya

biraz daha uzaklaşırsam

sol yanım hep uzak düşecek sevdana

ne kadar ayrı kaldım oysa yazmaktan

kaç doğum günü geçti bu yalnızlıkta

kimbilir kaç gece...... sen hiç bilmedin

bir düşünce var ki kemiriyor beynimi

belki de hiç bilmek istemedin

ne güller geldi

ne sevgi dolu telefonlar

oysa istediğim bir tek sendin......yetişemedin

eskiden sen baktığında görebiliyordum düşlerimi

şimdi...... kim gözlerime baksa,

sensizliğin intihar sahnelerinde buluyor kendini

sen hiç bir çift göz içinde öldürüldün mü?

ben senin gözlerinde şahadet getiriyorum...... dudaklarıma  akıt nefesini

oysa umarsızlığında taşıyor bekleyişlerim

nasıl bir bıçak gibi kesip atabilirim...?

-miş 'li geçmiş zamanların küllerinde şehvetimiz var

sabret diyorsun......sabrediyorum lakin

her gün artan acılarımda...... senin mutlak parmağın var

susmaktan bıkmayan bir ben...... bir daha olmayacak diyebilir misin?

ben de tutunduğun yer kadar...... benim de tutunmaya ihtiyacım var...

ismimi unuttuğum zamanlardı

kimbilir....... belki de sadece ismimi

kaç gece sığındım bende bıraktığın sözlrine

yarı üşür bir halde küfürler yağdırdım...... rüyalarımın kesilişine

kimbilir...... bilebilir...?

hem de her gece

                                      Pelin  Onay

Aşk'ı infaz

Yani ben umudum

Yani bilinen bir hayat,

Bilinen bir hayatta,

Açıklaması olmayan bir yolculuktum,

Belki taşınacaktı belki yaşanacaktı içimde aşklar,

Oysa ben hala aşkına pembe yanaklı bir çocuktum,

Çocukluktum yani,

Toprağın,

Tozun,

Rüzgarın ardına saklanan,

Sevdalarına sabah dokunuşlarını hapseden,

Bir suçluluktum,

Yani ben,

Bildiğin,

Umuttum,

Hasret kurgusu taşıyan buluşmalarda,

Avuçlarına,

Gözyaşı taşıyan yaralı bir kuştum,

Yüreği elinde binlerce beden arasında,

Bir sana,

Bir seni bende yaşayan aşkına tutulmuştum,

Yani gözlerin,

Yani ellerin,

Yani gecelerce sevdalısına ağlayan bütün özlemlerin,

Geride bıraktığı zamanlarına,

Çocukluğumdan koşturmuşum,

Ben umut,

Bilinen bir hayat,

Bilinen bir hayatta,

Bilmediğin bir mutluluktum.....

                                                   Birkan Askan

 

 

gece yolcuları


Gece Yolcuları