yoruldum üzerine
O benim
''bir şeyimdi''
buna aşk desek herkes inanır
ama
iki kırık kalp
bir gül bahçesi
ve
kuş sesleri içinde
............
Y.Y.
O benim
''bir şeyimdi''
buna aşk desek herkes inanır
ama
iki kırık kalp
bir gül bahçesi
ve
kuş sesleri içinde
............
Y.Y.
Gökyüzünde yine göç kuşları.
vakit gitme zamanı
içimdeki kafesten
içindeki kafese
göç yolları açıyor
sesin.
usulca.......
bilesin
kanatlarım sığmaz oldu bu şehre
yüreğim(n)i bıraktığım(n) yerde yanıyor
yakamozlarda kanıyor yüreğim(n)
usulca ........
sevdiğim adam
ölürken ellerimi tutmasını istediğim adam
zaman geldiğinde
sessizce bırak elimi elinden
sensiz geçiridiğim onca zamana nokta gibi
usulca.......
Seni özlemek,
uyanmaktır
en sancılı yerinde gecenin
susuz,kan revan içindeyken yüreğin
karabasanın en karasında
büyütmektir boğazında
koca bir düğümü.....
zor şey beklemek
sabırsız bir ruh için
acı bir ilaç
çare değilken üstelik
Ne zor şey özlemek
Benim için
Ne ağır bir ceza
kendi kendime verdiğim
kaç sözüm var
yok saydığım
kaç gün
bitmesi için
özleminin......
Kocaman bir resim çiziyorum
ve sesinle boyuyorum
her sabah resmimdeki gökyüzünü
allara ,yeşillere
and içiyor gülüşlerim......
Tüm yaşanmışlıkları asıp bir askıya
soyunup tüm cümlelerden
yıkanıp aşkınla
arınıp tüm ihanetlerden,
öylece bırakmak geliyor
içimden kendimi
denize..................
--------------------------------------------------------------------------------
Sol(uğ)umda büyüyen acı.
Uzun bir çizgi olan adım.
Ve kırıldığım günleri taş yapıp denize attım.
Varlığının varlığıma mülteci oluşu. Gözlerim gittiğin günde takılı kaldı. Bu günü göremeyişim ondan.
Ve sis çöktü sevgimin üzerine. Islanır birazdan.
Sana küsmüş düşlerimi, gülüşlerimi dün barıştırdım. Oturup konuştuk arkandan uzun uzun. Sonra gölgene anlattım şikayetlerimi ama o da akıp gitti senin gibi, göremediğimiz ama aramızdan sürekli akıp giden suyun ardından.
Gözlerinin yokluğunda çocuk sesleri büyür.
Bir ben daha eksilirim sana.
Ama dik durarak, inatla.
Devşirmeyeceğim artık beni bana.
Suskun bir ilahi olursun akşam üstülerime,
Güne değdiğim ilk demlere.
Ve durulurum adına.
Sıyrılıp gün/ahından ah olurum sevgimin titreyen yanına.
Seni saklarım, çoğaltırım seni olmadığın ve olmayacağın günler için. Sonra ağlar gözlerimin suyuyla yıkarım kibrini bilmeyişliğimin. Ve severim seni bir daha,
yeniden nefes nefese,
soluk soluğa.
Dilsiz zamanımsın. Susanda orda bir yerde akmaya devam eden. Oysa dursun isterse zaman. Sana kurulu sol göğsümün bütün vurmaları. Adını yazmak isteğimde korkuyor bütün harflerim. ‘sen' olunca söz konusu zaten kayboluyor bütün kelimelerim, çaresizliğimin içinde.
Gelmeyişlerin birikir.
Sonra susarım içimde koca bir münkir.
Ve eşkıyayım bu sevdaya kebir mi kebir.
Baştan ayağa ba(kış)ınım.
Bakışından arta kalanım.
Sabahlarım iştahsız giriyor güne, öyle hevessiz.
Sensiz.
Sessiz.
Ve arttıkça artıyorsun içimde iz iz.
Baştan ayağa gönül kesilmek,
Her an sen diye diye seni çoğaltırken biraz daha eksilmek.
Hiç eskiyemeyen b/akışlarla b/akmak ardın sıra.
Umutlarımı gemi yaptım yol almak için sana,
Yol olmak için sana.
Ama içimden geçmiyor da değil; yalan! Sonra yanar insan. Bir gidiş miydi yazdığım bilmiyorum, belki de hiç gelmeyişti.
Sesini duyduğum andan beri tutkulu sesim,
Tutkun sesim,
Konuşsa da susar sesim.
Kapattın bütün kapıları yüzüne yüreğimin, sana varış daha da dolambaçlı artık. Ve ben seninle seni bulan mürtezik, yüreğimden isteğim yalnızca bir istizan. Oysa işlemiyor yüreğe tek bir efgan.
Sana yazmayı istemek, sana gelmeyi istemek intihar tadında
Ama akıl yok oluyor, yokluğun varlıkla kol kola olduğu o anda.
Kesik kesik yaşamak.
Kurulan düşlerin olmayışlığında asılı kalmak,
Sonra düşüp düşlerin düşkünlüğüne batmak.
Düşsüz kalmak.
Ve aşkın bir adının da ‘yok' olduğunu anlamak.
Ama sen boyu yaşamak yine de,
Yürekle !!
Az ile çok,
Kısa ile uzun, olmak ile olmamak arasında.
Tutup içini biraz daha sevmek.
Yok'u severek ‘var' etmek.
Şimdi gönlüm yolda,
sevgim yolda.
Buradayım dersen bulacaklar seni içimdeki çocukla. ,
Solumda y/atan sol(uğ)umla...
***
Geceler biriktirmek
Gecelerde seni biriktirmek
Biriktirirken seni
Kendimi bitirmek
Tüm mumlar sönmek üzere.
***
Dikmedim hiçbir yaramı. Dikmedim yaram kalsın, yar kalsın. Derin uçurumların. Kim bilir, belki.... Belki beni bir daha atarsın.... Yar-dan aşağı, tutunurum o zaman vurduğun yerlere !!
Dikemedim....
Ya / r nereye tutunsun ellerim?
Hadi
Hadi çekinme
Beni bir daha vur
Ellerini titretme
Canım fazla yanmasın.
Sevmem yarım kalmışlıkları bilirsin
Hadi vur
Yarım kalmasın
Senin terk ettiğin kentte gölgelerin dolaşır. Tüm sokaklarımı kuşatmış, caddelerimi. Yasağından korkarım, çıkamam. Korkarım tutuklanırım, tutuklu kalırım ! Müebbedim olursun çıkamazsın, çıkamam. Hadi çık sokaklarımdan, caddelerimden çık, kentimi terk et ! Kendimi terk et - me dayanamam.
Söktüm!!
Atamadım bendeki eğreti duruşunu
Sonra yeniden diktim yerine
Senin sevdiğin çiçekler bitti diktiğim yerde.
Hani sardunyaların vardı ya
Ve papatyaların.
Rüzgarlarla kavgalıyım hanidir, savurur seni ve her rüzgar bana doğru eser. Sen bunu istemedin !!
Bunu ben istedim.
Güle güle derken beklemenin çaresizliği.
Dön ne olur derken acazetimin düştüğü acizliği.
Ben ............
..........
Yokluğun eser yüzüme doğru, korkarım nefes almalardan. İçime dolarsın yeniden. Kim keser sonra beni? Kim çıkarır içimden? Hem sen çıktığının acısını hangi metanet kabullenir?
Esme yüzüme doğru
Dolma içime içime.... Demiştim sana değil mi?
Dinlemedin!!
***
Sonra yeniden küstü düşlerim gülüşlerimden. Konuşmadık hiçbir şey....
Sustuk
Kesilen soluktuk
***
Yıldızları da götür
Dökülsün ateş böceklerimin safir gözleri
Kör bir yaşamak kalsın ardında.
***
Hayır !!!
Hayır gitme / Dayanamam
Yıldızlarında kalsın / Ben gideceğim
İlk ölen ölüye adımı vereceğim!!!
susuyorum
kuruttuğum tüm kelimeleri
bıraktım avuçlarımdan rüzgara
sildim her satırını yaşadıklarımın
unutarak söylediğim tüm cümleleri
vazgeçtim beklediğim tüm cevaplardan
susuyorum..........
Yağmur yağıyor birtanem gönlümün iklimine döndü mevsim. Dört yanımda sessizlik,sensizliğin ıssızlığımı daha çok hissettiriyor bugün.Dudaklarım sımsıkı kapalı sadece düşüncelerime odaklanmışım her zaman ki gibi sorular soruyorum kendime sonrada cevaplar veriyorum bazen kendi adıma bazen senin adına.Deliliğin sınırlarında geziniyor ruhum farkındayım. Umrumda değilmiş gibi davranmaya çalışıyorum başaramıyorum. Sol yanımdaki sancı her zamankinden daha ağır sanki yada benim dayanma eşiğim azaldı bilmiyorum. İçimdeki korku ve endişeyi yok saymaya çalışıyorum gözüm telefonda sanki çalacakmış gibi olmayacağını bile bile.Aklıma güzel şeyler getirmeye çalışıyorum başaramıyorum bir türlü bastıramıyorum içimdeki ağlama isteğini. Küçük bir çocuk gibi avutulmaya ihtiyacım var sana sımsıkı sarılmaya ihtiyacım var bugün her zamankinden daha çok ihtiyacım var.Tüm bu endişelerden korkulardan kurtulmak için yaptığım onca delilikten sonra nasıl olupta attım kendimi yeniden ateşlerin içine bilmiyorum.Bile bile niye acıtır insan canını bu kadar hiç uyanamayacağı bir düşe.Gönlümün renkleri soluk birtanem, ezgileri hep özlem kokuyor. Takılıp kaldı gözlerim bir bardak çayın buğusunda, hayallerimin kahvesinde.Üşüyorum birtanem ellerimi ellerinin özleminde kaybettim. Öylesine geçiriyorum saatleri,günleri.Teslim oldum bekleyişlere kavuşmadan yana dönmüyor, dönemiyor takvimler. Yorgunum birtanem ve üzgün.Midas'ın kuyusuna atacağım biriktirdiğim cümleleri taşıyamaz oldum sessizliğin yükünü, taşıyamaz oldum sensizliğin yükünü. Kaçıverip gidesim var kendimden bilsem ki özlemin gelmeyecek peşimden.
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
Can YÜCEL