Kumrulu şiir
Duyduğum yoktu ne vakittir
Güvercin sesi,kumru sesi, pencerede
İçime gene
Yolculuk mu düştü, nedir?
Nedir bu yosun kokusu?
Martıların gürültüsü havalarda;
Nedir?
Yolculuk olmalı; yolculuk.
Orhan Veli
Duyduğum yoktu ne vakittir
Güvercin sesi,kumru sesi, pencerede
İçime gene
Yolculuk mu düştü, nedir?
Nedir bu yosun kokusu?
Martıların gürültüsü havalarda;
Nedir?
Yolculuk olmalı; yolculuk.
Orhan Veli
Sus payı bırakmamışım
Dikerken sevdamı yüreğime
o yüzden dar geliyor geceler
gündüze bu yüzden duacı gözlerim
deniz ne kadar sıkıştırılırsa iki göğün arasına
o kadar yerim var
adının hecelerinde.
telaşlı martıyım
iliklerimde rüzgarın (bir kez daha)
acelem mi neden?
Kanatlarımdan vurgunum
Sen bilirsin de herkes bilmez
Kanatlarından öldüğünü martıların.
Adımın her hecesi
aşka çağıran bir davettir dilinde
her seslendiğinde şenlikler kurulur ülkemde
kızıl güllere keser bahçem mevsimsiz
ateş düşer
havaya
suya
yüreğime apansız
Adının her hecesi
aşkla yanyana gezer topraklarımda
ve cesarete yoldaştır aşkım
sesimin sesine yetmediği dağlarda
arkadaş olur
soluksuz zamanlarda sığınak
saklanmak için yüreğini seçen
davetsiz martıya.
|
|||
barikatlar kuruldu yine önüme
didik didik aranıyor
yüreğimin her bir yanımda
kaçak
aşk
sesin kurşun gibi dolanırken içimde
asamadan ' seni seviyorum' pankartını
ıslak bir gecede
tenha bir sokağına yüreğinin
vurulursam gözlerinin
kahvesinde
yanaş yanıma sessizce
al ve sakla ellerimi
kimse dokunmasın bir daha
kimse görmesin
avuçlarımda saklanan
a
ş
k
ı
mızı......
Bu gün yine sahildeydim.Kumsalda ayak izlerimi bırakarak iskeleye kadar yürüdüm. İskelenin ayağına yıllar önce bağladığımız küçük dalga vardı ya hani ne zaman beni öpmeye kalksan iskeleye çarpıp ikimizide sırılsıklam eden,sonra da hınzırca gülümseyip kaçan yaramaz dalga işte onu serbest bıraktım. Denize doğru nasılda koşuyordu. Ha bu arada söz verdi artık aşıkları ıslatmayacağına.Sonra çaldığımız yakamozları çıkarmaya karar verdim önce o büyük zeytin ağacını buldum sırtımı denize dönüp tam onaltı adım yürüdüm evet üzerine beyaz bir taş koymuştuk ama sarı saçlı minik bir kız sek sek oynamak için almış o yuvarlak beyaz taşı. Neyseki hatırladım yerlerini çıkarıp attım hepsini denize daha bir ışıklandı sanki sular.Sonra ağaca tırmanıp yıldızımızı parlattım ona bakıp beni anımsıyorsun hala değil mi? Oltamı attım denize yine hiç bir şey yakalayamadım sevişmek için çıkmamış balıklar dışarı bende sohbet ettim deniz yıldızıyla yeni gelmiş seyahatten pek bir keyifliydi.B ana kuzey buz denizlerini anlattı. Şarkı söyledik beraber rüzgar bile katıldı bize ;sahi sesim geldi mi oralara kadar? Aklıma geldi deniz kabuklarını saydım üç tanesi eksik çıktı. Kendi rızalarıyla mı gittiler kaçırıldılar mı bilen yok. Hiç gören olmamış....